Neden bitkisel ağırlıklı beslenmeliyiz?

Neden bitkisel ağırlıklı beslenmeliyiz?

Günümüzde yaygın görülen kronik hastalıkların pek çoğunun beslenmeyle doğrudan ilişkili olduğu artık bilinen bir gerçek. Başta kalp-damar ve kanser olmak üzere birçok hastalığın yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle tetiklendiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, bu yanlışlardan birinin de hayvansal ağırlıklı beslenme olduğunu belirtti ve şu bilgileri verdi…

Prof. Dr. Osman Erk

3 ÖNEMLİ ETKİ

Bitkisel ağırlıklı beslenmenin (tabii mevsiminde ve organik olanların tüketilmesi çok önemli) sağlığa faydaları şöyle sıralanabilir…

1-Kalbi korur

Çin projesi; sebze, meyve, kurubaklagiller ve tahıllardan zengin bitkisel diyet tüketip, toplam günlük kalorilerinin yüzde 10’undan azını hayvansal besinlerden alan topluluklarda, kalp damar hastalıklarının son derece nadir görüldüğünü kanıtlamıştır. Çin’de kırsal bölgede yaşayan ve kolesterol seviyesi ortalama 125 gr/dl olan insanlarda, kalp damar hastalıkları sıklığı kolesterol ortalaması 215 mg/dl olanlara göre çok çok düşük bulunmuştur.

2-Kemikleri güçlendirir

Bitkisel besinler bazik, hayvansal besinler asidik karakterdedir. Asidik karakterli hayvansal besinlerden zengin bir diyet böbrek ve karaciğer gibi organları yorduğu ve bozduğu gibi, kemiklerden bol miktarda kalsiyum ve fosfor çekerek, idrarla da bu minerallerin atılımını arttırarak osteoporoza (kemik erimesi) zemin hazırlar. Osteoporoz ve bu hastalığa bağlı kemik kırıkları özellikle yaşlı popülasyonda kalıcı sakatlıkların ve ölümlerin önde gelen sebeplerinden biridir. Bitkisel besinler, hem vücut kemik sağlığını uyaran minerallerin bol miktarda alımına ve bazik etkileriyle de bu minerallerin atılımına engel olarak osteoporoz riskini azaltır.

3- Bağırsaklardaki probiyotikleri artırır

Araştırmalarla bitkisel ürünlerden zengin bir beslenmenin bağırsaklarda bulunan mikrobik florayı etkileyerek dost bakterilerin sayısını artırdığı, probiyotik ve prebiyotik etki yaptığı ortaya konulmuştur. Probiyotik etki ile bağırsaklardaki mikrobik flora değişir, sağlığa yararlı bakteriler hakim duruma geçer. Prebiyotikler ise mide ve ince bağırsaklarda hiçbir değişime uğramadan kalın bağırsağa geçip yararlı bakteriler için besin teşkil eden kompleks karbonhidratlardır. Yararlı bakteriler prebiyotiklerle beslenerek çoğalır ve zararlı bakterilerin bağırsak duvarına yapışmasını önlerler. Bağırsaktaki bakteriler ayrıca birçok vitamin, enzim, antioksidan, anti-kanser özelliğe sahip bileşikleri sentezler. Bu bakterilerin bağırsak kanseri, kalp hastalıkları ve obezite gibi birçok hastalığa karşı koruyucu olabildikleri bilinmektedir. Özellikle et ağırlıklı bir beslenme türü ise bağırsak florasını olumsuz etkiler, sağlıksız bakterilerin hakim duruma geçmesine neden olur ve bağırsak kanseri riskini artırabilir.

 

 

Çin projesinin çarpıcı sonuçları

Hayvansal gıdaların fazla tüketildiği bir diyet programının kişinin sağlığına herhangi bir faydasının olmadığı, hayvansal ağırlıklı bir beslenmenin başta kalp damar hastalıkları ve kanser olmak üzere birçok hastalığa neden olduğu yüzlerce çalışmayla teyit edilmiştir. Çin projesi olarak adlandırılan ve beslenme ile hastalıklar arasında ilişkiyi araştıran en kapsamlı çalışmada bu gerçeklik bir kez daha teyit edilmiştir. Çalışmada sadece hayvansal yağ değil hayvansal protein tüketimindeki artışın da kalp-damar ve kanser gibi hastalıklarla ilişkisi kanıtlanmıştır. Hayvansal ürünler bilindiği gibi yeterli antioksidan, lif, fitobesinler, vitamin ve mineral içermemekte; bol miktarda kalori, doymuş yağ, kolesterol ve araşidonik asit barındırmaktadır.

En sağlıklı diyet vejetaryen diyettir

Vejetaryen diyetler, düşük oranda doymuş yağ, kolesterol ve hayvansal protein yanı sıra; yüksek oranda karbonhidrat, lif, magnezyum, potasyum, folik asit, C ve E vitamini gibi antioksidanlar ile birçok diğer fitokimyasalları içerirler. Vejetaryenlerin vücut kitle indeksi, kalp damar hastalıkları nedeniyle ölüm oranları Vejetaryen olmayanlara göre daha düşüktür. Vejetaryenlerin kolesterol düzeyleri, kan basınçları, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet, prostat ve kalın bağırsak kanser oranları da düşüktür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.