İhracatını 10’a katlayan Lux Plastik’te hedef Uzakdoğu

Dünyada 5 kıtada 100’e yakın ülkeye ihracat yapan Lux Plastik, yeni pazar stratejilerini ve hedeflerini duyurdu.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Kurucu Başkanı ve Lux Plastik Genel Müdürü Burak Önder, yeni dönemde Avrupa, Latin Amerika ve Uzakdoğu olmak üzere, gelişmiş pazarlara odaklanacaklarını söyledi.

Başlangıçta daha çok Ortadoğu ve biraz da Avrupa Birliği’ne ihracat yaparken yumurtaları farklı sepetlere koyma politikaları ile 2021 yılında 119 ülkeye, 2022’de ise şu ana kadar 93 ülkeye ürünlerini gönderdiklerini kaydeden Önder, ihracatın üretimden aldığı payın da yüzde 70’e yükseldiğini kaydetti.

Bu coğrafyalarda üretim yapanlar için pazar çeşitliliğinin çok önemli olduğuna işaret eden Önder, “Ana pazarımız Avrupa Birliği. Onu Ortadoğu ve Kuzey Afrika takip ediyor ancak Sahra Altı Afrika’da ve her ne kadar son 2 yılda biraz gevşese de Uzakdoğu’da ve Latin Amerika’da da rakamlarımız gayet iyi gidiyor. Bu süreçte plastik tarafındaki kabiliyetlerimizi, dünyayı da gezerek, görerek farklı noktalara getirmek istedik. Artık sadece plastik değil, camdan mamullerle, metal ürünlerle, ahşapla, camla hepsini bir mamulde kullandığımız ürünlerimiz var. Bunu da kilogram başı ihracatımızı artırabilmek adına yaptık.” dedi.

Ağustostan sonra hedef, Uzakdoğu

Silivri’deki fabrikanın içindeki farklı binalarda yaklaşık 800 ürün imal ettiklerini anlatan Önder, ihracat tarafında ağustostan itibaren Uzakdoğu pazarlarına odaklanacaklarını kaydetti. 2,5 yıldır pandeminin de etkisiyle Uzakdoğu pazarlarının kapalı olduğunu ve açılmayla beraber avantaj sağlayacaklarını düşündüklerini söyleyen Önder, Amerika’nın kuzeyi ve Latin Amerika gibi alternatif pazarlarda da çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

2021 yılı verilerine göre sektör ihracatında üst sıralarda yer aldıklarını belirten Önder, firma olarak ihracatlarını son 10 yıllık dönemde 12 kat artırdıklarını ifade etti.

“Paritedeki değişim fazla etkilemez”

Euro/dolar paritesindeki değişimin ihracata etkilerine de değinen Önder, şunları söyledi: “Türkiye’nin gelirleri genellikle euro olduğu için bu zamana kadar parite kazancı elde ediyordu. Ancak paritenin eşitlenmesiyle beraber bu durum nötr hale geldi. İster istemez ihracat rakamlarının dolarla hesaplanmasından da kaynaklı olarak bir düşüş gerçekleşecek. Ancak duruma rasyonel bir şekilde baktığımız zaman, dünyanın her yerinde dolar paritesi güçlendi. Ben fiyatlarımı bu oranda artıracaksam, Çinli firma da ister istemez artıracak. Ben bunun ticaret açısından çok majör bir etkisi olacağını düşünmüyorum.”

“Resesyondan en az etkilenen ülkelerden biri olabiliriz”

Avrupa’daki resesyon endişeleri ile ilgili de konuşan Önder, tarihsel olarak baktıklarında dünyada son 150 yılda 14 kez resesyonun oluştuğuna dikkat çekti. Hemen hemen 10 yılda bir resesyon yaşandığını belirten Önder, “Diğer yandan dünya ticaretinden alınan pay yüzde 18 Çin, yüzde 8,5 Amerika, yüzde 8 Almanya. Gelişmiş ülkelerin etkilenmesi bizden daha ağır olabilir. Bence çalışır ve doğru bir strateji uygulayabilirsek Avrupa Birliği bölgesinde bu süreçten görece daha az etkilenen ülkelerden biri olabiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin ülke olarak sanayi ve ihracatı yeni yeni öğrendiğini ve genel olarak ihracatın dışardan gelen talep ile ilerlediğini kaydeden Önder, bunun değişmesi gerektiğini vurguladı. İhracatın bu şekilde bir yere kadar gidebildiğine işaret eden Önder, firmaların artık ihracata yönelik stratejiler oluşturmaları gerektiğini ve daha aktif pazarlama faaliyetlerinde bulunmaları gerektiğini söyledi.

“Çin kendi ülke markasına yatırım yapıyor”

Ev ve mutfak eşyaları sektöründeki durumu da değerlendiren Önder, dünyada yaklaşık 104 milyar dolarlık bir pazar olduğunu, Türkiye’nin de bu pazardan 3,4 milyar dolar ihracatla yaklaşık yüzde 3,3 gibi bir pay aldığını belirtti. Sektör ihracatının son 10 yılda yüzde 56 oranında arttığına dikkat çeken Önder, pandemi dönemi ile beraber Türkiye’nin değerde yedinci sıradan beşinci sıraya yükseldiğini söyledi.

Pazarı çok büyük bir oranla Çin’in domine ettiğini belirten Önder, “Çin son yıllarda tüm pazarlarda Made in China markasına bir yatırım yapıyor. Eskiden bunu saklarken artık aksine daha da öne alıyorlar ve ihracata devam ediyorlar. Bilinenin aksine Çin pandemi döneminde hem dünyadan aldığı Pazar payını hem de ihracatını artırdı. Benzer şekilde Vietnam da sektördeki payını her geçen gün artırıyor ve Çin’e alternatif olma yolunda ilerliyor. Ayrıca bizim ana pazarımız olan Avrupa Birliği ile de yeni nesil bir STA imzalandı. Bu da hem sektör olarak hem de ülkemiz olarak yakından takip etmemiz gereken konulardan biri.” şeklinde konuştu.

Bu sene ilk 7 ayda ihracatta yüzde 5’lik bir büyüme olsa da üçüncü aydan sonra artış hızında bir düşüş yaşandığını da kaydeden Önder, Eylül ayından sonra durumun biraz daha netleşeceğini söyledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.